Sen benim memleketimsim
hangi toprağı karışlasam
sana dolanıyor adımlarm. . .
Sen benim dimağımsın
hangi şiire dokunsam
sana kifayetleniyor mısralarım. . .
Sen benim yatagımsın
hangi yastığa gömülsem
sonum oluyor uykuların.
Sen benim hırımsın
hangi kapıyı çalsam
sevdana yakalanıyor yüreğim
Dinmek bilmeyen hasretimsin
ışlıklara vurulsam
ıslağına kavuşuyor tenim
Uçsuz bucaksız yakarışlarımsın
hangi ölüme boyun büksem
bir dokunuşuna yırtılıyor kefenim!
Sevişemediğim tümcelerimsin
terinle yıkansam
namusum oluyor titreyişlerim. . .
öyle ağir geliyor ki her bir cümle,
bilmiyorum neden canım yanıyor...
âşk. . .
bu kadar yakınımdan geçmemişti
sende sarsıldığım kadar sarsılmadım hiç
belki de hiç!. . .
bense kuşandığım suskunlukta uykular mırıldanıyorum,
her yeni mısrada bir küçük çığlık daha,
her yeni uykuda bir minik serseri daha. . .
uykularımı sana devşiriyorum daim ederek,
sokulduğum teninde arıyorum benliğimi, tamamlama arzusu!
zaten yaşım başımdan aşkın,
sürükleniyorum uçsuz bucaksız coğrafyana. . .
oysa tüm benler sendeki bir kelimeye şahit. . .
oysa sen benim taptaze gençliğimsin
doyasıya sarılamayışıma yanıyor sınırlarım!
zihnimin en derin yerine sızan asiliğimsin sen
bedenimin isyanı, dillerimin günahısın!
her yoruluşumun manası sendendir bundan böyle
varsın haber salsınlar sağırlara körlere
yedi cihanın kavuşamadığı cennetimsin
varsın haber salsınlar sağırlara körlere
kimselere yâr etmeyeceğim yiğidimsin sen
çıramsın yakmaya. . .
doğumsun yaşlanmaya!
bir hayatı iki eden düşüncelerimsin sen benim
iki hayatı bir eden düşlerimsin!
tadı damağımda tüm şiirlerin
gelmişlerin gecmişlerin
bir tek şimdisi yok yarınımın
bir tek şimdisi sensiz günlerimin
Soyutların hepsini soydum gecemden,
allar kuşandım gireceğim rüyalara
Şimdiler. . .
kayıp ama güzel, yitik ama bitişik. . .
Gitmek istemiyorum göğsünden
Kulağımdaki mırıldanışların dinsin istemiyorum. . .
Sen benim uçurumumsun
ne vakit düşecek olsam
tutunduğum dallarımsın
Ölümüne yas ettiğim çocukluğumsun sen
sesime bezenen türkülerimsin
hangi martı çığırsa
gözlerimi düşünmeksizin yumduğumsun
Sen benim ilk gençliğimsin
ne vakit yaşlansam
derinliğiyle güzellestiğim
serinliğiyle dirildiğimsin!
Sana boğuluyor kimsesizliğim
Yoktan var ediyorum dertleri!
Gün aşımı gibi aşırılıyorum gözlerinden
Hiçe sayıyorum bizsizliği!
Sana sonlanıyor iç çekişlerim
İçimden bir hiç çıkıp da
O bendim diyemiyor sensizliğe!!!
















Devious Comments
Comments
--
sessizlik kanımdan daha ağır
--
sessizlik kanımdan daha ağır
Previous PageNext Page